24 -
09 -
2008 bu yazı 4048 kez okunmuştur.
Bu mesele Doğu veya Güneydoğu Anadolu’da yaşansa Ulusal medyaya çarçabuk yansır izleyenleri fena halde üzerdi ama nedense bizim oraların buna benzer bir çok meselesine yüzünü dönüp bakan bile olmuyor. Her vesile ile Doğu insanına hizmet gitmediğini savunanlara, Dereiçi Kasabası’nın adeta “Derya da bir gül açmış, o da su diye ağlar” sözünü doğrulatırcasına, adı üzerinde derelerin içindeki bir yer susuz kıvranıyor. 5 km mesafeden her gün eşeklerle su taşıyan çaresiz insanlarımızın hali gazetemizden takip ediyorsunuz.Yaklaşık bir aydır Dereiçi Kasabası’nın su meselesini gündeme taşıyor. Bende sizler gibi üzülerek takip ediyorum ancak son günlerde mailime konu ile ilgili bir çok mesaj gelmektedir. Gelen mesajlardan bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum:
Hocam ben M. K. Mesele şu, Belediye Başkanımız Tahsin DURMAZER 4 sene önce bizim köyün su sorununa çare bulmak için sondaj yaptırmaya karar verir köylünün hiç fikrini sormadan birkaç yere sondaj yaptırır, ilkinde su çıkmadı. Bir daha denediler bu sefer zar zor da olsa az bir su çıkarıldı.
Hocam çıkan su nasıl biliyor musun? Adeta kıpkırmızı bir çamur gibi oysa harcanan paralar ile bizim yayladan çıkıp 5 km mesafeden geçen Göksu nehri ve kenarlarında birçok kaynak suyu var, İNECEK MEVKİSİ diye bilinen yere iki adet dalgıç pompa ile bu sorun çok kolay çözülebilirdi. Tüm köylü bu görüşteydi ama bu başkan kimseye uymadı. Şimdi köyün su şebekesine bu sondajdan çıkan kıpkırmızı çamur gibi suyu veriyorlar bu mesele tam 4 senedir her yaz böyle.
Ben Başbakanlık dâhil her yere mail attım ama bir netice alamadım. Siz değerli öğretmenim ve Bozkır Postası Gazetesinin su meselesinin çözüme kavuşması için ilgilerinizi bekliyorum.
Bu mesajı gerçekten değişik buldum niye diye sorarsanız, ortada kişisel bir menfaat söz konusu değil, toplumsal bir hak arayışı var. Ortada sadece eleştiri değil çözümü de sunmuş o yüzden buraya taşıdım.
Bunun üzerine konu ile ilgili bilgiler toplamaya başladım. Geçtiğimiz hafta Okulumuzun iftar yemeğinde bir öğretmen arkadaşımızın eşi H. B. ile tanıştırırken arkadaşa Bozkırlı olduğum söylenince arkadaş Bozkırım tüm köylerini bilirim birkaç yıl su işinde çalıştım demez mi inan gözlerim fal taşı gibi açıldı. İşin en önemli adamı ayağıma kadar gelmiş kaçırılır mı? Hemen konuya geçip Dereiçi Kasabası’nın suları niye akmıyor dedim. Adam bunu en ayrıntı noktasına kadar anlattı
H. B. isimli arkadaşın anlattıklarına göre Dereiçi Kasabası (Gederet) eski kuruyan suyunu tam 9 km uzaktan getirirmiş ama bu su yazları kuruması sebebiyle İl Özel İdaresi’ne derin su kuyusu açtırmak için müracaat eder. İl Özel İdaresi hesabına gerekli paraları yatırır, makine ve teçhizatları gelir.
Belediye Başkan’ı kuyu açılacak yerleri ekibe gösterir. Ekipteki herkes başkana buradan su çıkmaz derler ama o bunları dinlemez ve tüm bu itirazlara rağmen 200 metre derinlikte üç adet kuyu açılır ama su çıkmaz Başkan’a bu yerleri sana kim belirledi diye sorduklarında ise Bozkırdan bu suyun nerede olduğuna bakan ÇUBUKCU birini getirmiş o göstermiş.
İşin en ilginç yanı şudur kuyu açan İl Özel İdaresine bağlı ekip Konya’ya döndüğünde nereden geliyorsunuz diye arkadaşları sorar Bozkır Dereiçi Kasabasından deyince hangi mevkilere kuyu açtınız diye aralarında konuşurken şu akıl almaz gerçek ortaya çıkar:
Belediye Başkanı su projesi kapsamında İller Bankasına müracaat eder bu sebepten İller Bankası kasabaya VEDAT ve AYTEKİN ismindeki jeoloji mühendislerini yollar, mühendisler yaptığı inceleme sonunda toprak yapısı gereği suyun olmadığını rapor ederler bunu özellikle Belediye Başkana da söylerler. Başkan bu uzmanlara inanmaz ortalıkta ben suyu bulurum diyen adamların fikrine kapılır H. B. söylediğine göre bu kuyulara 30.000 YTL yaklaşık olarak harcar.
H. B.’nın verdiği bilgilere göre Dereiçi Belediyesi bu günlerde İl Özel İdaresi Sulama Şubesine Göksu’dan su almak için yeni bir proje çizdirmiş ve İl Özel İdaresine sunmuştur. Tüm bu hatalarına rağmen İl Özel İdaresi konuyu çözmelidir. Çaresiz halk devletten çözüm bekliyorlar. Tüm yetkilileri göreve davet ediyorum.
Önemli Hatırlatma: H.B olarak ismini kısalttığım görevlinin Bozkır’ın tüm köylerinin su meselesi hakkında verdiği diğer önemli bilgileri bir başka yazımda sizlerle paylaşacağım. İnşallah bir kaç taş yerinden oynayacak.